28 Oca 2010

Fındıklı Fular

Ara sıra okurlarım nette bulup beğendikleri şeyleri bana soruyorlar nasıl pratik bir şekilde yapabilirler diye. Yine, Fatma Sultan adıyla bana yorumlar bakan okuyucum bana bu linkteki fuları çok beğendiğini ve pratik bir şekilde nasıl yapılacağını sordu. Hemen artık kumaşlarla bir deneme yaptım ve yaklaşık sonucu buldum. Yine de aynısını elde edene kadar bir deneme daha yapmam gerekli ama bu sefer ölçüleri değiştirmeliyim. Kumaşı daha uzun tutmalı. Yine de genel ana fikri şşöyle özetleyebilirim:
Öncelikle dikdörtgen bir parça kumaş kesiyoruz, kumaşımızın her iki yönünün de hoş görünmesi avantaj olacaktır. (bu fotoğraftakinde ölçüler 80cm*50cm ancak yetersiz kaldıkları için bence 80cm yerine 150 cm olmalı ki büzgüler yeterli olsun ve boynunuza dolanabilsin. 50 cm de 60cm'e çıkarılmalı) . 150cm*60 cm kumaşımızı öncelikle dört yerinden büzdüreceğiz (alttaki çizimdeki gibi önce büzgü satırlarının yerleri kumaş üzerinde, aşağıdaki resimde kırmızı çizgilerle belirtilen yerler gibi kurşun kalemle kumaş üzerine işaretleyin.) Dikkat ederseniz alt ve üstten 15 cm pay bıraktım, bunun sebebi fındıkları oluşturmak için meydanımızın olması (isterseniz burayı daha da geniş tutabilirsiniz). Sonra büzgüleri dikkatlice kendi boyun ölçünüze göre yapın. Yani yapmanız gereken boynunuzu örtebilecek bir gevşeklik yakalamak. Tabi burada alt kısımların daha gevşek bırakılması lazım yoksa üstteki fotoğraftaki gibi iki yakanız bir araya gelmez:) Tabi zevk meselesi, bu modelde hoşunuza gittiyse hepsini eşit yapın.
Sonra da geçiyoruz minik fındıklara. Aşağıda fotoğraflarla 1 numarada gösterdiğim gibi iğne ve iplikle yuvarlak şekilde teğelediğiniz kumaşınıza 2.resimdeki gibi biraz elyaf koyup 3. resimdeki gibi ipi büzdürürsek fındığınız hazır oluyor. Eğer düzgün bir şekilde daire dikemiyorum diyorsanız maden paralardan yararlanabilirsiniz. 1TL ya da 50Krş ideal bu iş için. Öncelikle kumaşın üzerine kurşun kalemle ters yüzden şekilleri çizin sonra da birer birer fındıkları oluşturun.
Son olarak fuları kapatmak için ister broş iliştirin, isterse çıtçıt dikin.

26 Oca 2010

Mim 7 adım!


Yukarıda gördüğünüz resimde Lili 7. ayında. Mime uygun olsun istedim ve bu fotoğrafı çıkarttım arşivimden.
7 adımda Suzy'yi anlatmamı isteyen iki hatun da öncelikle Antigone ve sonra da Yeşim oldular. Biraz geç kaldığım için Antigone kulağımı çekebilir ama bu aralar pek bir yoğunum bu yüzden yazmaya vakit ayıramıyorum:)
Hiç de kendimi yazasım yok bu aralar ama yine de bu kızları kıracağıma kafamı kırayım di mi? Hatta bir de jest olsun (Antigone affetsin diye de) Lili'nin 7 li mimini yapayım diyorum. Hemen başlıyorum, kafama göre takılaraktan:
1- Hobilerimle uğraşamayınca acayip sinirli oluyorum.
2- Hayatımda birçok şeyi 2 sayısında yaptım. Mesela, şubatta yani 2. ayda doğdum, İst. Anadolu Güzel Sanatlar Lisesine 2.likle girmiştim, üniversitede 2. tercihim tuttu. 2 uğurlu sayımdır, piyango bileti bile alsam içinde 2 olsun diye bakarım.
3- Hayatımda önemli şeylerin olup olmayacağını rüyamda görürüm (mesela istediğim sınavı alıp alamayacağımı, gibi...). Hatta bazen hayatımdaki önemli insanlarla ilgili çok önemli olayları da görürüm. Bu neden oluyor onu bilmiyorum ama bazen çok sıkıcı oluyor. Özellikle ben rüyamı çözemeden sonuç olduğunda rüyamı vaktinde yorumlayamadım diye suçluluk da duyuyorum zira sonuçlar bazen çok trajik de olabiliyor. Bir de uzaktaki yakınlarımın sağlığı ciddi tehlikedeyken de onları hasta şekilde görürüm.
4- Saçlarımı kısa kestirdiğimden beri (4 yıl) saçıma kuaföre gittiğim zamanlar dışında tarak değmedi:) Kuaförüm öyle bir kesiyor ki onları illa ki karıştırmam gerekiyor şekillendiricilerle. Yani daha salaş ve asi modeller.
5- Üniversitede iken o kadar çok bunalıyordum ki ders çalışmaktan hep şu duğayı ederim "N'olur bir gün tek derdim kırmızı ojeli tırnağımın kırılması olsuuun". Böyle insanlar var çünkü, "Aaaaa tırnağım kırıldııı!" diye üzülen.
6- Adet yerini bulsun diye yazıyorum, son zamanlarda hep mimlerden gidiyoruz ve ben hep bir şey istediğimi yazıyorum ya, işte yine yazıyorum ki quantum fiziği yerini bulsun; Ben fotoğraf makinası istiyorummmmm:) Kesin şimdi okurlarımdan mügerdem kahkahayı basmıştır "Suzy yine Quantum Teyze oldu" diye:) İstiyorum ama, hala da yok:( Olunca yeni yazılarımla devam edeceğim.
7- En sevdiğim sayıya geldik işte. Hayatımda hiç bir önemi ve anlamı olmayan bu sayıyı çok seviyorum ben.
Ya sizin en sevdiğiniz sayılar, hayatınızda en çok önem taşıyanları hangileri? Siz de yazmak isterseniz buyurun bu mim de benden size devrolsun, bense söz verdiğim üzere Lili'nin 7 adımıyla devam edeyim:
1- Lili'nin ilk söylediği kelimecik ne oldu dersiniz? Eminim hepiniz "baba" demiştir Suzy'ye inat diye kıs kıs gülüyorsunuzdur bilgisayarlarınızın başında ama yanılıyorsunuuuuz:) Lili ilk defa "anneanne" dedi. Yuh Lili, "anne" demek daha kolay değil miydi annecim?
2- "Sonra kesin anne demiştir" diyorsanız hala yanılıyorsunuz çünkü Lili anneanne der demez patlattı "dede"yi. Bari "baba" deseydin be kuşum:)
3- Evet nihayet Lili "baba" dedi ama hala bana anne demiyoru:(
4- Artık nihayet bana sıra gedli, işte o kelimecik "anne" geldi dört numarada.
5- Lili en çok roman havalarını severdi bebekken. (şimdi büyüdü ya:) Minik bacağıyla koltuklara tutunup zar zor ayağa bile kalksa tombul bacağını 9/8'lik ritmde sallamaktan geri kalmazdı:) Ne güzel günlerdi...
Hastahanede kolunda serumla yatıyordu bir defasında, serum etkisini gösterip ateşi düşünce başladı yine hemen sağı solu karıştırmaya ve babasının cep telefonunu kurcalamaya. O masum cep telefonundan tek isteği ona müzik çalmasıydı ve babamız bize hemen açardı 9/8 havalarımızı. Çocuk trakya ruhuyla büyüdü napsın? Tekirdağ'da ne ile dans edebilirdi ki, latino değil herhalde...;)
6- Lili ilk defa canlı kaplumbağayı teyzemlerde gördü. Hani şu evde beslenen minyatür kaplumbağacıklardan. Sonra sordu hemen
Lili: Anne bu ne?
Suzy: Kaplumbağa annecim.
Lili: Kakkumba, diye söylediğimi taklid etti.
Sonra ne olduysa kaplumbağa kelimeciği dilin gelişim sürecini aksi yönde sürdürdü ve "kakkumba"dan döndü "kakuti" ye.
Neden ama Lilim be, kakumba daha yakındı ama kaplumbağaya, kakuti neden?
7- Lili ilk resmini 23 aylıkken çizdi. Ne mi çizdi? Bir salyangoz. Bana da gösterdi " anne bak, laylangos çisdim, saylangos":) İşte sizler için bir "saylangos" resmi usta sanatçı Lili'den.

Amma da benziyor beeee:)

23 Oca 2010

Demirsoy Mücevherden hediyeler...

Sevgililer gününe özel çekiliş yapacaklarını yazmışlar bloglarında. Şartlar çok kolay ama vakit çok dar. Çabuk bloğa... Yoksa üç yüzükten birini ya da indirim kuponlarını kaçırabilirsiniz.

22 Oca 2010

Sevgililer günü mimi

Cheerful Demet'le bir süre önce benden bu eldivenleri alması üzerine tanışmıştık. Şimdi ise bir sevgililer günü mimi başlatmış ve beni de mimlemiş. Belki aşk üzerine biraz durup düşünmemin zamanı gelmiştir diye cevaplayacağım, belki de aşk hayatımdan hiç çıkmadığından... ki çıkıp gittiğine değil, şekil değiştirdiğine inanlardanım. Ya siz?
Siz de kendinizi sınava sokmak ister ve aşkın hayatınızda nerelere kaydığını anlamak isterseniz neden cevaplamıyorsunuz? Benden de sizlere devredilir bu mim bilesiniz. Hayatta her şey parayla değil, kimisi sırayla! Hadi göreyim sizi de ama önce işte ben ve işte Demet'in soruları:

1 - 14 Subat sizin icin neler ifade ediyor ?
-Eşimle kutladığımız bir gün bu( ki evlilik yıldönümünü kutlamayız)! Belki onunla evli olmaktan çok sevgili olmayı sevdiğim için. Belki bir gün onu da kutlarız ama onun yerine kızımın doğum gününü kutlamak daha anlamlı şu anda benim için.
2 - Sokaklarda ekmekten cok kırmızı gülün satıldığı bu günde
size de bir tane getiren yoksa kendinizi nasıl hissedersiniz ?
Pek de farklı hissettiğim söylenemez. Beni sevdiğini bana bir kırmızı gül anlatamaz bence. Ben tavırlarından ve kararlarıma olan saygısında bunu görmeyi tercih ederim. Bir de üstüne aldığım kararda destek olursa, söylediklerimi sağa sola çekmeden olduğu gibi anlarsa, beni bile bile sıkıldığım ortamlara sürüklemeyip azıcık boş vaktimi kendime ayırmama izin verirse o zaman belki evlilik yıldönümünü özel olarak kutlamaya bile başlarım...amaaaa bir kırmızı gül benim için soğan kabuğundan daha değersiz.
3 - Bu zamana kadar aldığınız Sevgililer Günü hediyeleri icerisinde
basucunuzdan ayirmadiginiz hediye hangisi ?
OOOO bu çok özel, bana kalmalı.
4 - Bu sene sevgiliye ne almali ?
Ayyy, bilmiyorum:( Yine hediyem yok. Zaten olunca da kullanmıyor. Hala zevkini çözmüş değilim. Sadece şunu anladım: MARKALI OLSUN.
5 - Peki size ne gelse dünyalar sizin olur ? :)
Valla şu anda bir fotoğraf makinası olsa takla atarım. İş romantizmden çıktı biliyorum ama gerçekten lazım, bloğum için...
Ekleme:
Sormamış Demet ama ben söyleyeyim. Ben aşkı bir başka anlar oldum 23 yaşımdan sonra hani şurada fısıldadım biraz.. Daha başka şeyler bekler oldum karşı taraftan. Romantik konuşmalar, şiirler, hikayeler boğar oldu. Neşe (beraberken gülelim (genelde yaparız)), hareket (başbaşa gezelim), enerji (gençler gibi barlara da gidelim), kahkahanın(çok atarız) yanında anlaşılmak (açıklamıyorum bunu diye önemsiz zannetmesin okurken sevgili eşim en önem verdiğim kriter bu:) , özen gösterilmek (mesela arabada fren yapınca kemerimi bağladığımı unutup beni tutmaya kalkması, bunu zaten yapıyor), bir bakışta hislerimin çözülmesini (yani iyi tanınmayı, (ara sıra başarıyor) isterim.
Yaaa, bakalım aşk ne hallere girecek daha gözümde. Yaşadıkça mimlenir mimlenir görürüz. "Aaa geçen sene böyle dediydik" deriz:)

21 Oca 2010

Fırfır boyunluk - Престилка за блуза

Alttaki siyah gömleğim için bir boyunluk yaptım. Üstte beyaz bluz üstüne taktım ki ne olduğu anlaşılsın. Böyle fırfırlı üstleri çok seviyorum ama genelde sade giyindiğim için sade kıyafetler almaya çalışıyorum. Böyle aksesuarlarla çözüyorum işi anlayacağınız, özel günlerde. Hem üstelik her tür kumaşa uyuyor da.
Daha varyasyonlarını üretmek mümkün elbette. Şimdiden kafamda binbir tilki dolanıyor.

Not: yapım aşamaları için tılkayın.

Това е една престилка която си я уших за да я нося с черната ми блуза. Обичам украсени дрехи но не винаги се носят. За това купувам прости дрехи, пък за специалните дни ги украсявам с такива практични идеи.
Престилката се свързва с панделка отзад, къдричките пък са от дантелена панделка.