3 Kas 2010

Lovely Blog ödülümü almaya geldim.


Uzun süredir yazamıyorum ama ödülümü almadan edemezdim. 
Bloğunda çok tatlı övgülerle benden bahseden modadünya bloğunun sahibesine çok teşekkür ederek ödülümü alıyorum. Sizlerle paylaşmaktan da memnuniyet duyarım.

Bizi merak edenlere de özetle yazayım; Sizlerden koptuk çünkü bir süre  faranjit, bronşit, zatüre, penisilin gibi birsürü yabancı kelimeyi yaşayarak öğreniyorduk. Hastahanede geçen sıkıcı günlere serumun verdiği sıkıntıyı kattık ama sabrettik. Sonuç olarak bunların hepsi ile Lili savaştı bense dua ettim ve elimden gelen her şeyi yaptım. Şimdi Lili iyi ama eskisi kadar iyi olduğu günler gelince sizlerle daha sık görüşmek üzere sevgilerimi sunuyor şimdiden ettiğiniz güzel dualara kocaman AMİN diyorum. 
Sağlıkla ve mutlulukla kalın...


14 Eki 2010

Kırmızı kaşe yelek

Kaşe kumaşla çalışmak çok zevklidir kenarları sizi uğraştırmaz. Kesin gitsin, kaçma yok, tülerme yok...  Burda dergisini okurken tanımıştım bu kumaşı. Denemekte fayda var diye düşündüm ve pratik bir yelek yaptım. Gerçi yelek mi denmeli bilmiyorum ki benim üzerimdekine?!?
  Bu kumaşla Lili'ye kırmızı başlıklı kızın pelerinini yapacaktım ama bu dokunun biraz batması beni vazgeçirdi. Minik Lili'nin hassas teni zaten alerjik...! 

O minik kaşe parçası ile de şu elbisemin mantığına benzer bir yolla bu yeleği yaptım. Kalıpsız ve tamamen uydurma. Elle bile dikilebilecek kadar az dikiş.

Bence sonuç çok şık oldu da keşke en azından kollarımı kapatacak kadar kumaşım uzun olsaydı, bu kış üstümden çıkarmazdım. E nasıl şık olmasın renk kırmızı olunca...
 Yapım aşamaları çok basit olduğu için çizdim. Ben elimdeki kumaşın ölçülerini yazdım elbette, ama siz kendi kumaşınıza göre ayarlayın.
1. 80-150 cm dikdörtgen kaşe kumaş.
2. O kumaşın resimdeki gibi karşısına geçip üst iki ucunu alt iki ucuna getirin. Çizgili yerler kat yeriniz.
3. Yine ikiye katlıyoruz, yine çizgili yerler kat yerimiz. Toplam dörde katlamış olduk.
4. Şimdi boyun ve omuz şeklini veriyoruz. Kat yerinden 3cm aşağıdan kesmeye başlıyoruz orta kata doğru ve son olarak da yaka kısmını ayırıyoruz. Kırmızı yerler keseceğiniz şekildir.
5. İkiye geri açtığınızda (iki kat) bu şekilden olmalı elinizde. Şimdi üstteki parçayı, mavi orta çizgiden ayırın.
-Üstte noktalı çizgili yerleri dikin orası omuzlarınız.
- Şimdi üzerinize giyip ön kısmı iğne ile tutturarak kol altından ne kadar dikeceğinize karar verin. Burasını kendi bedeninize göre ayarlamalısınız. Üstten dikişlerle kol altından bele kadar, kırmızı noktalı çizgili yerler dikiş yeriniz. Onların yanındaki mavi çizgiler makasla kemer yuvası keseceğiniz yerler. Orayı da göz zevkinize göre karar verin. Tam bele de olabilir, göğüs altına da... Keyif sizin:)
- Kapanması için şu GD-kot montun dümelerinin siyahını ya da içten çıtçıt koymayı düşünüyorum ama biraz daha böyle yaka bağır açık takılayım ondan sonra.

10 Eki 2010

Kahve manto

Kalıp: Burda 2007/11
Model: 102
Kumaş:  Çatlatılmış deri görünümlü kumaş. (Fotoğrafı hemen altta.)
 
Mantoyu uyguladığım kumaş belki kısa ceket ve demir zımbalı - tokalı bir görüntü ile daha şık duracaktı ama ben değişik kumaşları farklı modellere uygulamayı seviyorum. Sonuç bu oldu ama sonuca varana kadar neler yaptım kısaca özetleyeyim. Manto kalıbı alt etekleri genişletilerek biçildi ki eteğimsi bir görüntü elde edilsin. Kollar yine modeldeki kollar değil. Bu kolları sıkılana kadar her giyisime takasım var. Başka bir değişiklik yapmadım mantoya. Sadece alt eteğe eklenilmesi gereken büzgülü parçayı eklemedim.
    Tozluklarımı eski bir kazağımın kollarını keserek yaptım geçen seneki gibi. Ayakkabılarımdan da sıkıldığım için onları biraz süsledim. İnce bir kumaşı fiyonk yapıp, ayakkabının arkasına, dikiş yerinden dikerek tutturdum ki derisine tutkalla zarar vermeyeyim. Böylelikle sıkıldıkça aksesuar değiştirebilirim.
 

6 Eki 2010

Fırfırlı beyaz ceket

Kardeşim Üstü'ye diktiğim sarı fırfırlı ceketten kendime de beyazını diktiğimi yazmıştım zaten ama paylaşabilene kadar sonbahar iyice bastırdı. Bu arada ben sık sık ceketimi giydim ve sizler için farklı iki günden görüntüler aldım.
   Birinde topuklu diğerinde spor ayakkabılarımı tercih etmişim. Birinde kırmızı diğerinde pembe rujumu sürmüşüm. Ortak olan noktayı siz de fark ettiniz mi? Kot pantalonum evet. Vazgeçemediğim kotum. İster şık ister spor olabilen modeli ise moda ile alakası olmayan ama beni güzel gösteren, içinde iyi hissettiğim, beni sıkmayan ama saran kotum. Fotoğraflara bakınca fark ettim onu ne çok giydiğimi. Hep takıntılı olduğum bir kotum olmuştur ve yırtılana kadar giyilir:) Sanırım sıradaki kurbanım bu olacak. Yırtılınca ona ne olacağını biliyorsunuz değil mi? O da bir GD projesi olacak! Bir öncekin takıntımdan elbise olmuştu da;)

GD - Koro eteğim


     İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesinde, Müzik bölümünde okuyup koroda şarkı söylemeyen yoktur.  Bu koro ve solo çalışmaların sunulduğu yıllık AKM konserlerimizde giydiğimiz bu uzuuuuun eteği annem yıllardır dolapta saklamış. Elime geçince bu neden burada duruyor diye düşündüm. Geçen sene Adil Işıktan kendime iki tane düz gri etek alınca bunu kısaltıp biraz hareketli bir hale sokmayı düşündüm. Hep düz hep düz olmaz di mi? Sonuç olarak İpekyol'un geçen sezonki kataloğunda bulunan bir etek modeli düşünülerek ortaya böyle bir şey çıktı. Eteği kısaltınca artan alt parçadan ön kısma kavisli (oval şekilde kesilerek biraz volanlı görünen) bir süs yaptım. Fotoğraflarda o süsün üstüne Lili'nin leopar yavrusu broşunu koydum.
Dışarda giyerken neyle giyerim bilmiyorum. Elime ne geçtiyse kombinledim. Olmadı giydiğim zaman sizin için tekrar fotoğraflarım. Şimdilik kaçıyorum ballı fıstıklarım. Hepinizi öpüyoooruuum:D