29 Nis 2016

Enerji Oyunları - Madde ile Konuşma



Video açılmıyorsa bu linke tıkla: https://www.youtube.com/watch?v=97sYQ1DhIK0

 Sorun yaşadığınız madde ile konuşursanız belki de sizin onunla ilgili ne hissettiğinizi bulacaksınız. Belki de size neden onunla sorun yaşadığınızı anlatacak. Elbette burada konuşan maddenin kendisi değildir. Burada yanıtları veren bilinç altıdır. Bu teknikle onu oyuna getirip ağzından baklaları alabilirsiniz. Bazen zihniniz karışır sohbete, bazen yüksek benliğiniz ama siz hiç düşünmeyin kim konuşuyor diye çünkü bütün üzen, kalp kıran, aşağlayan, korkutan cevaplar bilinç altından gelir. Bilinç altını bu şekilde tanıyabilirsiniz konuşmanız arasında. O konuşunca kalbiniz sıkışır, kendinizi yetersiz hissedersiniz ya da feci bir biçimde başkasını kıskanırsınız. Yani genelde sizi negatif frekanslara iter. Kendinizi üzeceğiniz, kelebek gibi - uçuverecek gibi mutlu hissetmediğiniz hislere hapseder. Sürekli kör kuyunun dibinde hissetmek gibidir onu dinlemek!
 Madde ile sorun yaşamak deyince hemen örnekliyorum: 
1. Size ait olamayan o madde / obje ile konuşabilirsiniz (para, araba, hayalinizdeki ev...)
olmayan arabanızla olan sorununuzu anlamak için o karşınızdaymış gibi hayal ederek ona sorularınızı sorabilirsiniz.
2. Bir türlü bırakamadığınız maddeye de konuşabilirsiniz. Bağımlılıklarımız örneğin. Bilinç altında onlarla ilgili gizli kalmış çok detay var. Bazılarına bu şekilde de ulaşabilirsiniz.

Konuşmanızı not ettikten sonra bir de analiz etmeye oturuyorsunuz. Analiz aşamasında her kelimeyi  - cümleyi kaale alın. Satır aralarını iyi okuyun. Siz olsanız, size, sizin o maddeye konuştuğunuz gibi konuşsalar ne hissederdiniz? Burada öncelikle konuşmanız esnasında gayet, içinizden geleni konuşun ama artık analize oturduğunuzda bir ilişki danışmanı gibi olaya tepeden bakmaya çalışın. Sizin o madde ile olan iletişiminizi tarafsız bir gözle irdelemeniz gerekecek.
Bakalım hangi blokajlar yüzeye çıkacak?
Blokajlarınızı nasıl atacağınızı kök inançlar isimli videomda bulabilirsiniz. Eğer kendiniz zaman  kaybetmek istemiyorsanız seans talebinizi mail adresim lilitosuzy@gmail.com adresine alabilirim. Birlikte sağlıklı kodlar oluştururuz;)

 Bu videoda bahsettiğim "Madde ile Konuşma" geçen sene kış aylarındayken olmuştu ve ufak bir sorgulama ile bunu yazı olarak paylaştığım blog yayınımı buldum. Buradan , o zamanlarki ruh halimi ve madde ile muhabbetimin hatta düşüncelerimin geri kalanını okuyabilirsiniz! Daha fazlası da varmış meğer...


27 Nis 2016

Diktim - Giyemedim


Yeni dikilenler uzun süredir üstümde görünmek için sıra bekliyorlar. Benimse bu sıralar sadece dikesim var. Sadece kapanıp saatlerce dikmek... Düşünmeden, çok planlamadan, kovalamadan, kovalanmadan, yetiştirmeye çalışmadan, ne zaman giyerim diye hesaplamadan sadece dikmek... Olamaz mı? Olur bence!
Bence dikiş dikmek kesinlikle meditasyon. Söylemiyor kimse ama kafa boşaltırken kendi tasarımlarını giyme şansı veren harika bir bilinç altı susturma yöntemi. İyi ki keşfetmişim!
Herkesin kendine, bu dünyadan uçuran - ayaklarını yerden kesen bir hobi bulması dileği ile...
Ben dikiş odama gidiyorum;)

25 Nis 2016

Yatak ve bazalar


 Uyku konforu, günlük hayatınızı sağlıklı ve stressiz geçirmenizi sağlayan çok önemli bir etkendir. Şu anki teknoloji ve ürünlerle sınırsız uyku konforu sunan firmalar şıklığa, pratikliğe ya da bireysel ihtiyaçlara hitap edecek bazalar da üretmekten geri kalmıyorlar. Yani aradığınız konforun yanında kalite ve tasarımı da aynı yerde bulabiliyorsunuz.
Halen yeni evlerine yerleşmeye çalışan annem ve babam için baza fiyatları sorgularken Yatsan'da uyku kalitesi ile ilgili çok ilginç bilgilere rastladım. Açıkçası deve tüyünün kumaşa belirli oranlarda dokunduğunda daha çok ısınan malzemeler elde ettiklerinden tutun da, ipek karışımı ile dokunan baza malzemeleri ile kişilerin uykuda terleme sorunlarını önlediklerini, üstelik tek yatağın iki yüzünün bu farklı dokularla dokunarak kullanıcıların, konforu farklı mevsimlerde aynı yatakla yakalamalarına yönelik tasarladıkları anlatılıyordu bilgi bankalarına. Çok şaşırdım okuduklarım karşısında. Açıkçası, sık sık baza ya da yatak fiyatları araştırılmadığından, yatak ve baza teknolojisine ne kadar uzak kalındabildiğini anladım ya da teknoloji gerçekten artık uçarak ilerliyor ve tüketim hızımızının çok üstünde bir devirle gelişiyor belli ki. Neyse ki Yatsan'ın sayfasında aradığım her şey ile ilgili detaylı bilgiye ulaştım ve satın alıma karar vermeden önce ihtiyacımıza yönelik baza ve yataklara kendimiz de karar verebileceğiz.
Bazaların fiyatları tasarımlarındaki teknoloji ile değişse de çeşitli kullanım amaçlarına göre çok farklı modelleri var. Genellikle benim ve ailemin en çok dikkat ettiği konu güvenliktir, baza açıldığında düşüp kaza olma olasılığı sanırım artık yeni teknoloji ile söz konusu bile değil. Öte yandan bazaların dış kaplaması, deriden tutun da istediğiniz malzeme ile hazırlanabiliyor. Bu da hanımlar için işin önemli kısımlarından biri çünkü yatak odası dekorasyonunun en büyük parçalarından birinden bahsediyoruz nihayetinde. Tabi ki fonksiyonel olanları benim tercihim, örneğin bazaya yedek yastıkları saklayabiliyor olmak benim için avantaj sayılırken, bazı bazalardaki ek yay sistemi de yatağın konfor performansını arttırıyor. Artık seçim tamamen kullanıcının. Ben şimdilik hala sitede incelemedeyim...
Bir kaç satır yazıp haber vermeden edemedim.


20 Nis 2016

Desenli Eşofman



Sonunda desenli eşofman yapmak için uygun kumaş buldum, diktim veeee giydim bile...

14 Nis 2016

Enerji Oyunları - Yükseliş


Video açılmazsa tıklayın: https://youtu.be/Dod0UnYC0qM
Bir fizikçi olan Winfried Otto Schumann, dünya frekansını 7.83hz olarak tanımlamış. Dünya frekansının düştüğü haberini ise geçen sene annemlere bi kahve içmek için uğradığımda, açık TRT kanallarından birinde haberlerde duymuştum. Dünyanın frekansı düşünce ne olur bilmiyorum ama bu hafta "Yükseliş'ten" bahsediyorum videomda.
Aslında geçen hafta anlatmalıydım ama bir türlü netleştiremedim, yükselen frekans hangisi? Eğer Dünya'nın frekansı düşüyorsa kiminki yükseliyor bir türlü anlamadım ve yine sordum yüksek bilince. Soru sorunca cevap bekler öğrenci... ve cevap bazen sonradan gelir. Bir hafta boyunca öyle insanlarla tanıştım ki gerçekten mucizelerin içinde yaşamak gibiydi. Tanıştığım herkes bir mucizeydi adeta. Hepsi özel yeteneklerini keşfetmeye başlamış insanlar. Kimisi yaratım gücünün yüksek olduğunu biliyor, kimisi insanların ışığını görüyor, kimisi şifalandırmak için gelmiş dünyaya, kimisi yardım etmek için... Herkes bir harikaydı. Neyin yükseldiğini anladım sonunda. Yükselen İNSANLIK'tı.
Etraf savaş içinde olsa da İNSAN bir şeylere uyanıyordu. İnsanlar artık birbirine değer vermenin, birbirine önem vermenin ne kadar önemli olduğunu biliyordu. İnsanlar artık kendi ışıklarını toplum baskılarıyla kapatmaktan bıkmıştı ve sadece kendileri olmak için adımlar atıyorlardı. Kendilerinin bütün mistik özelliklerine sahip çıkıyorlardı. Bu hafta çok öğreticiydi benim için ve sıra anlatmaya gelmişti.
Videomu çektikten sonra yazımı yazmaya oturdum. Videoda anlatırken hatırlayamadığım frekansı araştırırken fizikçi Schumann'ın adı ile karşılaşınca neyi hatırladım biliyor musunuz? Bazı rüyalarımı hatırladım. Belki hatırlarsınız instagram hesabım @Lilibebek 'te paylaşmıştım: "Rüyamda ne zaman uzayı görsem hep Schumann çalıyor...vs" diye yazmıştım. İnanamıyorum! Meğer dünyanın titreşim frekansını bulan kişinin ismi de Schumann. Bu iki Schumann farklı kişiler olabilir, benim için ilginç olan rüyalarımın benim dikkatimi bildiğim konularla gerçeğe çekmeye çalışıyor olması. Çünkü piyanist Schumann'ın kitabını 6 yaşımdan beri çalıyorum. Rüyalarım uzay diyor, evren diyor, frekans diyor. Her frekans bir ses diyor. Her gezegenin bir sesi var diyor. Kozmosun bir orkestrası var ve bütün bu gerçeğe entone ol diyor.
Ya da kısaca yine; TESADÜF YOKTUR! diyelim biz buna.

Yükseliş'ten ne çıkarımız olur diye düşünenlere cevap vereyim hemen. Videoda da paylaştığım gibi öncelikle yaratım hızımız artar. Yani artık git gide daha da hızlı hayal ettiklerimiz olmaya başlar. Bu bir yandan iyi ama bir yandan da dikkat edilmesi gereken bir durum. Eğer kötü düşünürseniz de çok daha çabuk kendinize negatif durumları çekeceksiniz. Dolayısı ile elinizdeki gücün kontrolünü ele alma zamanı. Doyasıya yaratım oyunları oynayın. Güzel şeyler hayal edin, hep bir şeyler isteyin ve yaratın. Size sürekli alışveriş sebepleri üretin demiyorum. Bazen "bir şey iste!" deyince hep materyal talepler anlaşılıyor ve bazıları "İstemem, her şeyim var!" diyebiliyor. O zaman maddi -  materyalist taleplerin dışına taşın. Hatta yardım edeceğiniz insanları talep edin, madem her şeyiniz var. Onlara bir yardım eli uzatın. Siz dilerseniz size yardım eden de, yardım isteyen de ayağınıza gelir. Enerjiler artık hızlı yaratımı gerçekleştiriyor. Kim bilir belki çoktan fark etmişsinizdir...