
Lili'ye bu elbiseyi anneme verilen artık kumaşlarla diktim. Kumaşlara bir göz atınca tam Lili'ye göre biçilmiş atlet buldum ama iki parça da arka biçilmişti. İki tane de bana göre biçilen atlet parçası ve dikdörtgen vardı. Bütün bu parçalardan bu elbiseyi yapmayı planladım ve dantellerle süsleyerek bitirebildim.
Bu haftasonu anneannesiyle birlikte katıldıkları bir düğünde Lili bu elbisesini giydi ve bir bordo cameo broşumla tamamladı kıyafetini. Ancak ben bu elbiseyi ona giydirene kadar biraz dil dökmek zorunda kaldım.
Suzy: Hadi annecim giy elbiseni!
Lili: İstemiyoyuuummm, ben spoyy aykaplayımı istiyoyuuum...
Suzy: Ama olmaz,
Lili: Oluyy,
Suzy: Annecim düğüne gidiyorsun, spor ayakkabılarla süslenemezsin.
Lili: İstemiyoyum diğine gitmek:(
Suzy: Ama orada gelin vaaar, hadi bak, geline "Ooo sen ne kadar güzel olmuşsun gelin abla!" diyeceksin.
Lili: Tamaaaam! O da bana "sen ne kaday gisey olmuşsun Lili diycek mi?"
Suzy:....
..hönk..... dumur........!!!(ama yine de Suzy artık ikibuçuk yıldır Lili'nin annesi olmaya alışmıştır ve hönk halinden çabuk sıyrılıp: Diyecek tabi annecim, sen yeterince güzel olursan diyecek. Hadi, saçımızı tarayalııım, makyaj yapalııım...
Lili: Tamam anne, ben
uruje istiyorum.
Uruje ne mii? Ruj ve Ojenin bileşimi bir kelime. Lili'nin icadı. Şşşşt, gülmeyiiin:)
Not: 23 Nisan bebeklerini geçen hafta yolladım, Fayran bebeğine kavuşmuş, Tuğba Sa da bebeğine kavuştuysa bir haber yollayabilir mi acaba, aklım kaldı da...