Her akşam aynı sohbetler. Şuraya bakın:
Lili: Anneciiim, yatmıyorrruz değil miii?
Suzy: Yok canııım, daha okunacak masallarımız var.
Lili: Tamam ama üç tane.
Suzy: Olurdu, üç tane olurdu ama sen yatma saatini kaçırdın, bu yüzden daha çok masal dinlemek için saatinde yatmayı ve sözümü dinlemeyi öğrenmelisin.Üstelik geç yatınca okula da geç kalıyorsun!
Lili: İstemiyorrrrrum okurrra gitmek. Ühüüüü:(
(
Bu aralar "RRRR" çalışmaları yapıyor kendi kendine. Bu durumda da kelime içinde geçen bütün "L" ve "Y" harflerine potansiyel "R" olarak bakıyor. Hepsi birbirine karışıyor anlıyacağınız.)
Bu konuşmalar bir süre daha tekrarlanacak gibi. Her akşam derin bir nefes alıp aynı konuşmaları tekrar ediyorum. Hatırlamıyor sanıyorum ama oyuncak bebeği ile gündüzleri oynarken tıpkı böyle konuşmalar yapıyor fark ediyorum. Annelik = "sabır sanatı " ! Anlıyorum...
Şu üzerindeki pijamayı da ben dikmiştim, ancak yeni giydirebildim. O zamanlar diktiğimde hiç beğenmemişti ve giymeyi şiddetle reddetmişti, ben de unutması için rafa kaldırdım. İşe de yaradı! Bu kez onları severek giydi. Yaratıcılığımı ve sabrımı zorluyorum Lili ile. Çözüm bulmakta bazen sıkıntıya girmiyor da değilim. Yine de ona birşeyler öğretebilmek ve hayatı onunla paylaşmak güzel şey arkadaşım. Ben tadını çıkarıyorum.