15 Tem 2018

Lili - Bomber ceket



Geçen ilk bahardan kalma bir fotoğraf. Ben dikmiştim bu ceketi, artık küçük bile geliyor.. Pozları da zorla vermişti yine.
Yazmamışım buralara onu. Uzun süredir yazasım kalmamıştı. Bekledikçe yazılacaklar doldu ama insanın anlaşılmak üzerine beklentisi kalkınca ne yazmanın ne anlatmanın anlamı kalmadığı hallerdeyim.



Tuhaf ama sanki ortaokul halime döndüm. Şarkılar daha bir anlamlı. Aşk dediğim şeyinse sandığın kadar olmadığını bilerek yaşamak Lili doğduktan sonra oldu. 
Bu aralar aklımda bir şarkı geziniyor. Aklımdan geçenleri kontrol etmek adetim oldu o doğduktan sonra. Şarkıyı duydum şöyle başlıyordu.  

"Bu şehirde buldum buğday ellerini 
Bu şehirde sevdim badem dillerini 

Senle unuttum bütün ezberlerimi..."



Aslında her şey bir soruyla başladı. Yine içimden her zaman konuştuğum O'na sordum: "Hala ne işim var benim bu şehirde? Neden buraya hapsettin ki beni, nasıl bir ders veriyorsun?  Neyi öğreniyorum?" ve içimde bu şarkıyı duydum.  Sonra o güzel Ebru Gündeş sesi ile defalarca dinledim. Gözlerimin önüne tek gelen şey Liloş. Bana başka hiç bir koku, hiç bir renk, hiç bir doku, hiç bir tat vermiyordu. 

"Bütün şarkı onun bana hissettirdiklerini anlatıyor. Gerçeği kabul ettirmek için ne melodik bir yöntem." dedim...

O da belki şöyle söylemiştir;
 "Defalarca dinle, nasıl olsa bilinç altın müziğin frekansına engel olamayacak ve sonunda kabulleneceksin çocuk. Sen bu şehri sevmeyi öğrenemedin ama sana sunduklarını fark edince belki bir şans verirsin!"
Yine yanıtladım, duramadım. İçimden bile olsa sohbet etmeyi seviyorum. En güzel sohbet de Onunla oluyor. Ne küçümsüyor, ne kötü hissettiriyor. Aksine her zaman şefkatle öğretiyor. Öğrenmeyi hala seviyorum.
"Ben çok şeyi bildiğimi zannediyorum. Sabretmeyi biliyorum mesela ama dersi bilmek yetmiyor, uygulamak lazım öyle değil mi? Her an her koşulda yapabilmeyi bilmeli insan bir erdeme sahip olunca. Usta olmak böyle bir şey sanırım. Yaşam ustası olmak; ruhuna kattığın o Aşk, sevgi, şefkat, sabır, ahlak, disiplin, öz güven, nezaket , sabır vs... gibi bir sürü erdemi kendin olma dengesinde kullanmayı bilmekte yatıyor."

2 yorum :

Bir Tutam Karınca dedi ki...

Nedense satırlarda biraz karamsarlık hissettim. Bu sizde görmeye alışık olmadığım bir durum. Daha çok yazın elbet ne demek istediğinizi gerçekten anlayan insanlar ile kesişecektir yollarınız. Sevgiler.

Büşra Aytekin dedi ki...

Suzy nasılsın?