24 Ağu 2015

Alanlarla Barışma ve Beyaz Bluz


Düşük omuzları kendime pek yakıştırmasam da moda akımı olmaları dolayısı ile giymek için içim gidiyordu, ben de bir model daha diktim kendime. Kalıp aşağıdaki linkte:


Tabi ki blogger olunca her diktiğiniz bir şekilde bloğa gelir ve her fırsatı çekime dönüştürmekte ustalaşırsınız, tabi yanınızdaki herkes fotoğrafçınızdır aslında onlar bilmeseler de;)


Diş tellerim henüz çıkarılmadan önceydi...
Ufak bir alışveriş için çıktığımız bir gece eşim benzinliğe girince hemen beyaz taşlı bahçenin önünde çekim yapmak için arabadan fırladım. Lili de beni kırmadı ve ikisi flu dört fotoğrafımı çekti sağ olsun. Bu arada arkadaki yemyeşil minibüsün farkında değil miydin derseniz; Yoo gayet farkındaydım aslında. Sorun şu ki artık Tekirdağ'ın dağınıklığı, kafası karışıklığı, sokağının darlığı, şoförünün kuralsızlıkları, yollarının tozları hiç mi hiç canımı sıkamıyor doğrusu. Yıllardır keşke böyle olmasa, denizi olan bir şehir keşke daha keyifli bir hale getirilse, bisiklet yolları olsa ve en azından gençler hem zevkli zaman geçirerek ulaşımını sağlarken hissetmeden spor yapsalar diye düşünüp durdum. Hatta kıyıdaki evler İtalya gibi tek tip mimari sergileseler, çarşıdaki minik dükkanlar dış cephe olarak belirli kurallarca onarılsalar, bambaşka bir çehresi olsa... Malesef değişmiyor ve değişmeyecek. Sonra bir yere gidip insan içine girince bir de üstüne iki laf edince bana uzaylı gibi bakmalarını çok yadırgıyordum eskiden ama burada insanlar kadınların scooterla işe gitmesine bile bön bön bakarken benim o söylediğim "Bisiklet aynı zamanda ulaşım aracıdır!" ifadeleri tuhaf kaçmaz mı? Mesele kendi ve yaşadığı çevrenin sağlığına önem vermeyen bir kültür oluşmuş olması. Eh biraz da parası olunca insan, 4 tekerlekli motorlu bir araca binerek show yapabilecekken neden bisiklete binsin ve fakir imajı çizsin. Çok komik burası çok! Ya da komik yerine Egosu kompresörle şişirilmiş adeta mı desek.
Anlatacağım şu ki yaşadığınız şehirden başka bir yere geçince ne hissettiğinize bakın bi! Kesinlikle hisleriniz size orada yaşayanlar hakkında biraz fikir verecektir. Çünkü alanların enerjileri orada yaşayan kişilerin ve doğasının enerjileri ile oluşur. Bir şehir bir anda içinizi sıktıysa bilin ki şehrin pek bir suçu yoktur aslında bunda. Hissettiğiniz şey kişilerin oluşturduğu toplu histir ve sizin frekansınıza rezone olmadığından yani o şehirdekiler sizin gibi hissetmediğinden siz sıkıntılı hissedersiniz oraya girer girmez. Bu kadar basit.
Değişmeyeceğini anlayınca kendimce bu şehirle barıştım gitti. Suçu yok ki bu guzel marmara kıyılarının. Suç onları güzel, temiz ve zarif kullanamayanların! Suç bile değil bir yerde bu sadece neye layık olduğunu kestirememek ve güzellikleri yaratmak için yok belediyelerin yok devletin yaptırımlarını beklemek. Suç değil bir çeşit cahillik ve ayıp görülemez. Aklı olan neyin güzel olacağını bilmez mi derseniz o bile bir seçim aslında; yani her aklı olan kullansaydı keşke... ;) 
Söz bitmiyor bu yazıda...

3 yorum :

Swotpisces dedi ki...

insanlar maalesef değişmiyor.

gooogoook dedi ki...

Beyaz yakışmış, lili de gayet güzel çekmiş, eline sağlık. Söylediklerinde haklısın canım. Bölgesel ve yöresel olarak düşünmemeliyiz. Ülkecece çoook yol kat etmemiz gerek . Bazı yerler nisbeten daha iyi durumda bu bir gerçek. Yazacak çok şey var aslında. Insanlarımızın biraz daha yol almalarından başka ne dileyebilirim, güzel şeyler ümit ediyorum hepimiz için..

Rana Koyuncu dedi ki...

ellerinize sağlık ben de bloğuma bekliyorum... http://rnkync.blogspot.com.tr