20 Şub 2012

Okur der ki; "Tunik yapalım"



Geçende bir okurumdan gelen yardım isteği üzerine, göndermiş olduğu fotoğraflardan yola çıkarak bu tuniği denedim. Ufak bir iki kusurla altından kalktım sayılır. Nasıl dikileceğini anlatmam lazım aslında ama ben işe bir fikir vermekle başlayayım. Üst kısmı dikmek istemezseniz kullanmadığınız degaje yakalı - üzerinize oturan bir kazağınızı büstünüzün hemen altından keserek işe başlayın. Kesmeden önce tuniğin alt kısmı için uygun bir triko bulun ama!
Yok eski kazağınıza uygun trikon bulmak zor ben bunu eni konu - baştan sona dikeyim diyorsanız, benim gibi önce dikişdersi.com'dan nasıl degaje yapacağınızı inceleyin. Orada gördüğünüz gibi degaje yapımı kalıp üzerinde minik bir iki değişiklikle mümkün. Ben farkı daha da arttırarak degajeyi büyütmüş oldum. Sonra da kolları taktım. Tuniğin üst kısmını halledince şimdi sıra alt etek kısmında.
1. Önce tuniğin üst kısmını üzerinize giyerek göğüs ortanızdan tuniğin bitiş noktasından aşağıya kaç santim uzun olsun karar verin. Ben yaklaşık 35 cm olsun istedim. 
2. Sonra da tuniğin belinizin üstündeki kısmını (bel çevrenizi ölçün).  
3. Şimdi kumaşı ikiye katlıyoruz ve kat yerinden (kesik çizgili yer) içeriye 35 cm işaretliyoruz. Aynı yerden devam ederek bel çevremiz olan sayıyı da işaretleyelim.
4. Kırmızı çizili olan yer gibi yaklaşık en fazla 10 cm içeriden (hatta 5-6 cm daha uygun olabilir ben göz kararı kestim.) "U" harfi gibi keselim belinizin uzunluğu olan kısmı. 
Bu arada dikdörtgeni aşağıya doğru da yaklaşık 35cm yaptım (siz değiştirebilirsiniz).
5. Bu parçayı açmadan önce kat yerini işaretleyin ve tam ortayı üst kısmın göğüs kafesi ortasına getirin. Böylece dikince göreceksiniz ki ortadaki iki üçgeni elde etmiş oluruz.
6. Son olarak arkayı uç uca gelen kısımları da dikerek birleştirin.
Böyle anlatınca çok zormuş gibi görünebilir ama uygulamaya geçince puzzle parçaları yerine oturacaktır eminim. 
Kolaylıklar diliyorum!

14 Şub 2012

Magnetic Twist - Flormar

 Flormar standına yaklaşırken gözlerim bir objeye sabitlendi. Doğruca standa yöneldim ve sordum. Satış temsilcisi çizgili tırnaklarını gösterince; "Hadi canım!" dedim. Hemen prosedürü anlattırdım. Aşağıdaki adımları anlattı. Bordo ve grisini hemen edindim.
Sevgililer gününde kendinizi şımartacaksanız bence işe tırnaklarınızla başlayın. Bu gün çok şımarın ama çok! Yok ben sevgililer gününde kalplerle gireyim, gelecek 14 Şubat'a kadar hayatım aşkla dolsun diyorsanız geçen seneki oje fikrimi uygulayın.

Kutusu yukarıdaki gibi görünüyor. Tırnağınıza iyice çalkalayarak sürün ve mıknatısa yaklaştırın. Çok çabuk kuruyor. Dikkat etmeniz gereken nokta ojeyi iki üç tırnakta bir çalkalamak. Yoksa çizgiler düzgün olmuyor.


Son olarak sizi sevdiğimi biliyorsunuz değil mi? Biliyorsunuz biliyorsunuuuuz!!!

13 Şub 2012

Haftasonu

 
Haftasonu güneşi sizi de evden attı mı?
Bizler biraz güneş görünce kendimizi dışarı attık ama Lili hala ilaç kullandığı için gezme hakkımızı kapalı bir alanda yani yine Tekira'da kullandık. Havada ise bir aşk kokusu var ki anlatamam... Herkes, sevgililer gününe ne hediye alsam telaşındaydı sanki. Lili ise her yerde gördüğü kırmızı kalplerin tadını çıkardı. Yerlerde, vitrinlerde, tavandan sarkan balonlarda... her yerde.
Eminim vitrindekileri o kadar incelemesinin sebebi; "İçlerinde çikolata mı var?" fikridir!!!!

 
10-17 Şubat 2012 (Tekira'da)
Serginin önünde fotoğraf çektirdik. Fotoğraflarda yurdum insanlarının köylerde nasıl çalıştığını görmek bize yaşadıkları yerleri merak ettirdi, hayal etmeye çalıştık hepimiz. Fotoğrafları çok sevdiğimizi anladık. Bir daha düzenlenirse,  buradan takip etmeye karar verdik.

 Lili en çok sevdiği fotoğrafla aynı kareye girmek istedi. Sabri ALTIN çekmiş Trabzondan, Juri Özel Ödülü almış. Şahsen bu güzelliği canlı gördüğü ve hissettiği için Sabri ALTIN'ı çok kıskandım, tabi fotoğrafı çektiği için ona müteşekkiriz o ayrı....

Aslında, bu koca kıştan önce dikip giyemediğim elbisemi sizlere göstermekti amacım ancak elbisede konuşulacak pek de bir şey yok işte. Sade bir model, yün içeren bir kumaş...
Puantiye - fularlı gömlek de benden, detaylar burada.
Tozluklar giymediğim beyaz kazağımın kestiğim kolları.
Lili ise içeri yatık giren güneş ışınlarının önünde dans ederek gölgesinin uzun olmasıyla gururlanıyor ve kendini uzadı sanıyor. Sonra gururla babasına gösteriyor, havasını atıyor. 
Arkadaki, onun deyimiyle "en renkli tuvalet"ler ise en sevdiği yer diyebilirim. Uğramadan eve dönmüyoruz.

10 Şub 2012

Kırmızı ceket ve Keune


Ne zamandır kendime oversized ceket arıyordum. Koton'daki bir tanesi de yakın takibimdeydi ancak bir gün eşimin çok acelesi varken tekrar Koton'a girdiğimde bu kırmızıyı bulunca, eşim gözlerimdeki aşkı fark etmiş olmalı ki ( ya da belki de Koton'a girip çıkmaktan çok yorulmuştu kim bilir), hemen satın almaya ikna etti beni (ben de dünden razıymışım zaten!).
Bu arada kırmızı rengi ile bakır saçlarıma rahatsız edici bir kontrast yapmaması beni rahatlattı.

Bu gün ise kuaförümde KEUNE  saç bakımına davetliydim. Saten proteinli maske ile saçlarım beslendi ve boya pigmentleri sıkıştırılarak rengin saçımda daha uzun süre canlı kalması sağlandı, hem de tek ürünle. KEUNE ürünleri çok yönlüymüş. Etkisi 10 gün kadar sürecekmiş, tabi bakımdan hemen sonra fön çektirmezseniz zira fönün sıcaklığı ile maskenin saça yerleşmesi zorlaşırmış. Fön çekme hakkımızı 24 saat içinde tekrar kazanırmışız, maske artık oturunca.
Bütün bunları dinlerken terimleri birleştirmekte zorluk çektim çünkü çok farklı bir terminolojileri var. Aklımda kalanlarsa kendi saçım ile ilgili olanlar oldu. 

NOT: Bloğumdaki fotoğrafları en kısa zamanda aktif hale getirmeye çalışıcam, şu anda göremediğinizi biliyorum.

2 Şub 2012

Kopar yapıştır ve kuantum


Okullar tatil oldu ve evde Lili'yi oyalayacak aktivitelerle meşkulüm. Geçen gün yaptığımız çalışma onu çok güzel oyaladı. Çünkü en sevdiği iş kağıt kesme ve ardından yapıştırma ve en sonunda resim yapma iç içeydi. Önce beyaz kağıda ev ve ağaç figürlerini çizdim. Bu arada Lili gazetede yeşil renkli olan yerleri kesti. Elimizle minik parçalar koparıp yapıştırıcı ile yapıştırdık. Sıra mora geldi, sonra kırmızıya veee Lili minik kırmızı arabayı buldu gazetenin birinde; "Anne bu da olsun mu resmimizde?" Olsun Liloşka olma mı! Sonra da tavşanı bulduk. Ben de bulduğum eyfel kulesini yapıştırdım.
Resim bitince, hayallerimizi yapıştırmışız onu gördüm. Yeni evimizi en sonunda dekore edip içine taşınmak istiyoruz. Oraya geçince Lili tavşan beslemek istiyor. Ben de en sonunda kırmızı bir arabam olsun - işe gidip geleyim (işim olsun:), portakal ağaçlarının çiçek açtığı mevsimde  - portakal ağacı bahçeleri olan bir yerde tatil yapmak istiyorum (mümkünse bu yaz), bir de Parisi görmek istiyorum (olabilirse ilkbaharda;).