20 Mar 2009

Seçim -Ses ve Gürültü - Kirliliği

Bu bloğu yazmaya başlarken sorunlarımdan burada hiç bahsetmeyceğime söz vermiştim kendi kendime ve şimdiye dek başarmıştım da ancak canıma tak edince bazı şeyleri artık bir yerlere dökesim var.

O kadar demokratik bir toplumda yaşıyoruz kiiii....! Başta demokrasiyi ve toplumca haklarımızı koruması gereken kişiler nasıl oluyorsa işte öylece, bizden izin almadan en doğal hakkımızı, kendi evimizde huzurlu yaşama hakkımızı alıyorlar elimizden. Biz de; durun, rahatsız oluyoruz, yapmayın, istemiyoruz diyemiyoruz her nedense. Diyemiyoruz çünkü kimi kime şikayet edeceğimizi bilmiyoruz da işte böyle internetten de olsa birbirimize dert yanıyoruz.
Seçim olucak diye efendim, millet aç ve krizde ekmek parası denkleştiremezken, kuşe kağıtlara (ve bir sürü paralar verilerek) basılan reklam broşurleri - kitapçıklar dağıtılıyor. Yetmiyor daha da çok para dökülüyor ve bayraklar yaptırılıyor bu da yetmez gibi şehrin en güzel meydanları (gözümüze sokar gibi) görüntüsü çöplüğe benzemek pahasına o bayraklarla sözüm ona SÜSLENİYOR(!). Derken bütün bu çirkinlikten kaçıp evinize saklanıyorsunuz ama yoook rahat yok, beyler seçilme derdinde, koltuk peşinde diye kendilerine, en sevdiğiniz besteyi katlettirip üstüne söz yazdırıp söyletiyorlar bir müzisyene ve doldurup minibüslerin otobüslerin depolarını o milletin alamadığı benzinle - mazotla, geçiyorlar evinizin önünden son sesle ve ağııır ağır siz evde minicik bebeğinizi uyuturken ve onu da vatandaşlık haklarından mahrum ediyorlar.
Şimdi, bitmedi sözüm ama sabaha kadar yazıp daha çok kızmak istemiyorum çünkü seçimin sonuna kadar bu haksızlığa katlanmam gereken nice 24 saatler var.
Sadece şunu eklemek istiyorum, bizler anneler ve kadınlar evde bile otursak yok geri dönüşümdü, örgüydü, tığdı ailemize maddi destekte bulunmaya çalışırken neden bu kadar reklam masrafı, nasıl bu denli kirletiliyor hayatımız, yok mu bunları konuşmaya hakkımız. Sadece meraktan soruyorum, acaba ne zaman gerçek demokrasiyi sindire sindire yaşayıp huzura kavuşacağız. Ne zaman bizlerin de haklarına saygı duyulacak.
Sıradan olmak bu kadar zor olmamalı! Bu ülkede sadece belirli yerlerde olanlar HAKlı gibi. Ben ünlenmek yada yüksek bir kariyer istemiyorum, vazgeçtim bunlardan bir kadın olduğum için. Bana sadece huzurumu verin bari.

7 yorum :

GeCe dedi ki...

of of bıktık yani adaylardan bir de se ben seçim kampanyası masraflarımı hayır için harcayacağım şuraya vereceğim falan hrhalde daha etkili bir tanıtım olur

BONCUK HANIM dedi ki...

Negüzel yazmışsın suzycim.Bende dertleşmeye geldim sana.
Bugün aynen senin de anlattığın üzere seçim konvoyları gürültülü bağırtılı kapı önünden geçerken bende bebeğimi uyutmaya çalışıyordum.Ama izin vermediler kendi evimin içinde.Bu milleti kendi k*çlarının rahatını ,yakın dostlarının ve hısım akrabalarının refahını sağlamak amacıyla ,halkı kırıp geçirmekten çekinmeyen ;insaların ellerinden çalışıp alınteriyle kazandıkları paralarını maaşlarını alıp,onun yerine yardım adı altında sadaka dağıtan ve daha saymakla bitmeyecek birçok rezilliği bizlere dayatarak yinede oy isteyecek kadar yüzsüz bu insanlara ; istedikleri primi elleri ve ağızları açık ,beyinleri yıkanmışcasına vermeye gönüllü olan insanlarımız yüzünden artık geri dönüşü olmayan bir yola girdiğimizi düşünüyorum. Daha önce ülkenin bütünlüğü için hiç bu kadar endişe ettiğim bir zaman olmamıştı.
Neyse lafı çok uzattım. Banada dertleşme fırsatı oldu yazın.Teşekkür ederim.
Sevgiler..

Nazife dedi ki...

Merhaba Suzy,
senin yazdiklarina katiliyorum ve her nekadar Turkiye'de yasamasam da iki gun icinde gorduklerimi sizlerle paylasmak istiyorum.Ben Bulgagaristan'in Varna kentinde oturuyorum ve bir fuar icin gecen hafta Istanbul'a gittik. Istanbul'un her tarafi bayraklarla suslenmisti ve o bayraklar yuzunden iki defa yolumuzu kaybettik cunku bayraklar yol isaretlerini sakliyorlardi biz sansliydik ve bi kaza yapmadan geri donduk ama maalesef baska biri bu luzumsuz bayraklar yuzunden okadar sansli olmaya bilir.

suzy dedi ki...

Yorumlarınız için teşekkür ederim arkadaşlar, ben de kendimden şüphelenmeye başlamıştım. Herkes susuyor, kimse konuşmuyor aynı üç maymunu oynuyoruz çünkü konuşan cezalandırılıyor. Falza istediğimizi düşünmüyorum, sadece huzur. Sokaklardan tinerci hırsız eksik olmuyor, sesimizi çıkarmıyoruz. Bayan olduğum için işe alınmıyorum, bişey demiyorum ama bu kadarı tak etti, yetti artık canıma. Bebeğim daha 1,5 yaşında bile yok, ne zaman uyusa korku ile uyanıyor, kendi hakkımı bile aramaktan korkuyorum, bırak aramayı bu yazıyı yazmayı bile korkudan koca hafta yazsam mı diye düşündüm çünkü emek verdim bloğuma zarar gelirse diye koktum. Hala da korkuyorum. Demokratik toplumda korku ile yaşamak bunaltıyor beni. Bu kadar zor mu yaşamak. Ben neden anne oldum ve bebeğime hayat verdim diye düşünmeye başladım. Annelik süt parası bile veremiyor devlet annelere (veriyor da 50 Tl, ineklere 380TL), ama baksanıza reklam parası deyince bulunuyor demek ki para. Kriz de sadece bize di mi. Bence artık kadınlar sadece kadınlar parti kursun ve düşünceli bir yönetim gelsin başımıza. Başkalarını ezmeyen, ezik muamelesi yapmayanlar, müsrif olmayanlar, insanları sevenler yönetsin bizi. Artık kadınların değeri ineklerden fazla olsun diliyorum.

suzy dedi ki...

Nazife; Canım iyi ki Türkiye'de başına birşey gelmemiş. Burada gün geçmiyor ki kaza olmasın ve can kaybı vermeyelim sudan nedenlerle. Ben de Razgratlıyım ve Varnada Emine adında çok güzel bir hatun var arkadaşımdır.Varnaya gitmek hiç nasib olmadı bana ama hayatım yeterse krizden başımızı kaldırıp bir yerlere gidebilirsek tatile Varnayı görmeyi çok istiyorum. İnşallah birdahaki Türkiye ziyaretin böyle zor olmaz, umarım bir daha gelebilirsen Türkiye'den keyif alırsın çünkü memleketimiz böyle bahsettiğimiz gibi insanlar olmasa aslında bir cennetir. Bu cennetin güzelliklerini yaşamamızı bizden esirgeyenler utansın. Sana ve Varnaya kocamaaan kucak dolusu sevgiler. Oradaki Türklere de allahtan sabır diliyorum. Orasının da ekonomisi birtürlü iyileşemedi. Ben Sofyada okudum üniversiteyi ve çok üzücü görüntüler görmüştüm. Doğduğum toprakları da ait olduğum toprakları da seviyorum. Umarım Türkiye'yi de sadece onu sevenler yönetir. Hoşçakal.

Nazife dedi ki...

Ben de Razgrad'in Brestovene koyundenim Suzy ama Varna'ya okumak icin geldim ve burada kaldim, cunki Razgrad'ta bilgisayar muhendisi olarak is bulmam biraz zor ve buyuk sehrin verdigi imkanlar da yok. Turkiye'ye her yil geliyorum ve Nisan ayinin sonunda yine fuar icin gelicem. Ben Turkiye'yi seviyorum ve insanlari da cok iyi ve misaferperver. Bizim firma Avrupa'nin bi cok yerine fuar icin gitti ama bulgar arkadaslar da diyor ki turk insani gibi yakin ve sicak karsilayan insan cok az yerde var. Turkiye'yi bastan basa gezmek isterim insalah bi gun kismet olur. Senin de Varna'ya yolun duserse her hangi bi konuda yardimci olmaya hazirim, seninle tanismaktan mutlu olurum.

suzy dedi ki...

Nazife; ana sen de mi Razgratlısın, şu işe bak yaa, olucak iş değil koca sanal alemde birbirimizi bulalım...
Tanıştığımıza sevidnim diyorum o zaman. Ben de Sofyada Bilgisayar okumak istedim aslında ama burada denklik vermiyceklerini söylediler ben de mecbur denklik verdikleri bölümlerden seçtim okulumu. Pişman da olmadım ama bilgisayar işi ukte kaldı diyebilirim. En azından okusaydım belki şimdi işsiz kalmayabilirdim denkliğim bile olmasa iş kurabilirdim çünkü burada benim eski şirketin bilgisayarcısı kömürcüydü eski mesleğibiliyor musun. Yaa işte burda kim ne iş bulursa onu yapıyor ama tek kendi mesleğini yapamıyor. Şimdi de işsizim malesef, sana de Varnadaki işinde başarılar dilerim. Ben de Bulgarca ve İngilizce gerektiren işlere daha meyilliyim çünkü seviyorum yabancı dil konuşmayı ara sıra. Ümidi kesmiyorum belki ben de bulurum hayalimdeki işi ama şimdilik evde blog yazmakla, el işiyle uğraşıyorum tabi bir de bebeğimi büyütüyorum.
Ben Tekirdağ'da yaşadığım için malesef (İstanbula geliyorsun sen) tanışamayız ama gezmeye vaktiniz varsa bu tarafa gelirseniz bir Tekirdağ köftesi, hayrabolu tatlısı yeriz beraber dışarda:). Buraların meshur yemekleridir. Varnaya yolum düşerse haberleşiriz, mailim bloğumun üst kısmına yazıyor ama yine de lilitosuzy@gmail.com mail adresim. Yazabilirsin istediğin zaman. Sevgiyle kal ve kendine Nisan'da Türkiye'de dikkat et hatta bunu Türkiye'de hep yap:) Görüşmek ümidiyle arkadaşım.