28 Ağu 2014

Thassos - Kavala - Halkidiki


Thassos'ta son akşam yemeğinden sonra sabah erken kalkıp yola çıktık. Thassos'un sokaklarından son kez geçtik ve arabanın içinden son bir kaç fotoğraf çekmeyi başardım. 


İstikamet Limenas ve ordan feribotla Keramoti'ye geçmek ardından Kavala'nın içinden geçerek Halkidiki'ye yol almak.


Feribotu tam zamanında yakaladık, fazla beklemeden yola çıktık. Bu arada Thassos'a gelen diğer feribotu fotoğrafladım. Kim bilir nereleri keşfedecekti o feribotta gelenler... Bizse yine martıların arkadaşlığında saçlarımız püfür püfür dağıta dağıta Kavala'ya gidiyoruz. Bizi de az macera beklemiyor hani;)



Kavala'ya geldiğimizde cep telefonuma sarılıyorum birden. Çok beğeniyorum bu şehri daha girişinden, ilk görüşte adamı kucaklar gibi. Hemen fotoğraflamaya başlıyorum. Eşim de arabanın hızını düşürüyor. 


İkinci karede gördüğüm Osmanlı su kemerleri beni daha da heyecanlandırıyor. Kesinlikle çok hoş burası diye düşünürken şehrin içine giriyoruz. Sonradan evde okuduğumda o su kemerlerinin Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırıldığını okuyorum. Sanat tarihi dersini lisede seçtiğim için bir kez daha şükrediyorum. Gördüğüm tarihi yapıların dönemlerini asla şaşırmıyorum:)


Ama sahili çok şıktı... Büyük hoteller sahil şeridinin karşısında dikiliyordu. Yine Türk plakaları hotellerin önlerinde park etmiş haldeydiler. Bizse eşimle bir motor alıp daha detaylı bir şekilde buraları gezmeyi hayal ettik. Üstelik o meşhur sirtaki geceleri Kavala'da hala devam ediyormuş. Buraya bir ara gelmeliyiz diye not düşüyoruz.


Sonunda o su kemerinin altından geçiyoruz şehir içinde. Şehre su gelmesi şehrin çağdaşlaşması demektir. Osmanlı bunu çok iyi biliyormuş ve bu yapının bunca senedir bu kadar güzel durması... Olağanüstü! 
Düşüne düşüne oradan çıktık. Yolumuz o kadar uzun ki, telefonu artık bir kenara bırakıp, haritalara odaklandım. Ver elini Halkidiki:)


İşte geldik.  Hotelimiz Halkidiki - Toroni burnunda idi. Halkidiki 3 yarım ada'dan oluşan bir yer. Toroni de ortadaki yarımadanın en uç noktasına yakın bir yerde.Özellikle adanın en uçlarını seçtik ki yolda bir çok yer görelim istedik ama bu kadar yorulacağımızı hiç hesaplamadık. Yol çekilmez uzundu. 3,5 - 4 saat sürdü ve artık "Umarım Değer!" diye düşünmeye başladık. Yolda hotellerin yoğun olduğu yerlerde daha çok aktivite olduğunu gördük. Mesela Nikiti çok daha kalabalık görünüyordu Toroni'den.  
Hoteli bulup arabadan inince etrafa şöyle bir bakındığımızda çok mütevazi bir kasaba sokağı gördük. Minik butik hoteller, misafirlerine kahvaltıda sunmak üzere, organik sebze yetiştiriyorlar arka bahçelerinde. Rengarenk sarmaşık çiçekler avluları kaplamış... Ben en çok şu açık mor-mavi renkli çiçeği sevdim. Öyle güzeldi ki rengi...


Vakit harcamadan hotele yerleşip bir de denizine girelim istiyoruz. Buraya kadar gelmişiz değil mi hakkını verelim:) Bulduğumuz en güzel beach cafeye daldık. Çok hoş palmiyeler, müzik, şezlonglar...
 Ayrıca belirteyim su sporları ile ilgilendikleri için fizikleri müthiş düzgün yerli halkın gençlerinin.
 Eşimin dikkatini çekmiş ve bana işaret edince oturan gruba baktım da; "Hepsi bir dizide oynar bunların" dedim :)
 "Türkiye'de olsalar..." 


İşte o deniz. Bilmiyorum bütün o uzun yolun rehavetinden mi ama bu deniz hayatım boyunca girdiğim en güzel deniz gibi geldi bana. Sanki kaymaklı dondurmaya dalmak kadar güzeldi. İçinden çıkasım hiç ama hiç gelmedi. Lili zaten çıkmadı. Bir babası bir ben oynadık denizde. Yarın ayrılacak olmamız kötü diye düşündüm içimden.



Öte yandan kasabanın yakışıklılarının dışında yoğunlukla turistler orta yaşlarda. Torunlar, ananeler, babaneler, dedeler... Eşimin değimiyle huzur evi. Zaten Thassos için de öyle demişti. Çok güldüm.
 Turistler yoğunlukla Rusya'dan. Türk arabasına neredeyse sadece 3 kez rasladık. Çok seyrek. 
Neyse, bir görmüş olmaktan zarar çıkmaz, gelmeseydik böyle güzel bir denizde asla yüzmüş olamazdım. Bizi sarmadı fazla ama merak edenler elbette gidip görmeli ve kendi puanını kendi vermeli. Belki de hotellerin daha yoğun olduğu alanlarda kalmalı bilmiyorum. 

4 yorum :

minik mini dedi ki...

oyyy,deniz gerçekten harika
çok sevindim arkadaşım senin adına...

LeyLa Sağlam dedi ki...

Deniz müthiş resimler iç açıcı benim için ideal etrafta bikinili mayokinili çıtırlar dolaşınca tatilim zehir oluyor :)) iyi tatiller sevgiler

Shelby dedi ki...

Nasıl güzel fotoğraflar! Ne güzel gezmişsininiz:) Denize bayıldım. Bir de ben huzurevi gibi tatil yerlerini seviyorum ya sessiz, temiz oluyor genelde:)

Merve yıldız dedi ki...

cok güzel kareler yaalamışsın canım keyifle okudum. :)